Çocuğunun Yaşam Koçu Ol

Değişim Yönetmeni Özlem Çakır'dan anne babalara tavsiyeler...

0
125

Çocuklar, bir anne babanın en değerli varlıkları… Kimi zaman onun için yaşadıkları kimi zaman birçok soruna onun için katlandıkları kimi zaman onun için uyumadıkları kimi zaman onun için yemedikleri… Bu kimi zamanlar böyle uzar gider. Belki çocuğunuza sorsanız bunların hiçbirinin onun için bir önemi yoktur. Beni doğurdun ya da doğurttun; bakacaksın, bakmak zorundasın – yapacaksın yapmak zorundasın derler. Haksızlar mı peki? Aslında bunlar bizim kendi kararlarımız, onları öne sürerek yapmayı tercih ettiklerimiz.

Çocukları anlamak hem çok basit hem de çok zordur… Basittir; çünkü temeli sevgiye dayanır. Zordur; çünkü onlarda kendinizi görürsünüz. Çözemezsiniz; çünkü önce kendinizdekini çözmeniz gerekir çocuktaki sorunu çözmeniz için. Siz bağırıyorsanız bakın çocuklarınız ya hiç konuşmuyordur ya da avazı çıktığı kadar bağırıyordur… Sürekli sizinle ve yanınızdaysa hiç ayrılmıyorsa bir bakın kendinize siz ondan neden ayrılmak istemiyorsunuz? İnanın tüm soruların cevapları sizde. Bunu kabul etmek zor olduğu için çocukları değiştirmek de zordur.

Çocuğumuz aslında bizim önce kendimizi tanımamızı sağlar. Biz çocuğumuzu tanıdıkça kendimizi anlarız; ama bunu hayatın hengamesi içindekiler değil buna kafa yoranlar anlar. Biraz sorgulayan biraz düşünen biraz değişmek ve çocuğuyla birlikte dönüşmek isteyenler fark eder. Herkes, yaş alıyor. Çocuğunuz da doğduğunda belki el kadardı; ama zaman hızla geçiyor. Asıl mesele yaş almak değil. Asıl mesele yaş alırken hayata, hayatına, hayatımıza bir şeyler katabilmek, geleceği şekillendirebilmek, öğrendiği yanlışları silebilmek, bilmeden öğrettiklerimizi değiştirebilmek, hayatına güzeli çekmesini, enerjisini yüksek tutabilmesini, hayatı sevebilmesini, elindekiyle mutlu olabilmesini, teknolojiyi iyi yönde kullanabilmesini, değişime ayak uydurabilmesini ve daha nicelerini sağlayabilmek… Belki diyorsun ki ben de istiyorum bunları, istiyorum da gerçek hayatta bu böyle olmuyor. Uzaktan söylemek kolay da hadi gel yap! Eğer gerçekten istersek yapamayacağımız bir şey var mı, eğer gerçekten seversek, gerçekten inanırsak, gerçekten emek verirsek, olması için çabalarsak, her gün az da olsa bir şeyleri değiştirip düzeltmeye çalışırsak sence gerçekten olmaz mı? Bu edindiği alışkanlıkları ne kadar sürede kazandı 3 yıl mı – 5 mi – 6 mı – 7 mi yoksa daha uzun sürede mi? Bir günde tabii ki değişmeyecek. Her şey gibi bunun da bir zamanı var; ama sen (annesi – babası) sen değişirsen o da değişecek. “Biz böyle mi gördük. Biz nasıl yetiştiysek o da öyle yetişsin işte!” demek çözüm değil. Anne babamız bizim bildiğimiz kadar şey bilmiyordu; öğrenmiyordu, belki okumuyordu, teknoloji bu kadar gelişmiş değildi; ama artık her şey çok farklı. Çocuklarımız da farklı. Bunlar olmasa da onlar farklı; çünkü hepimiz birbirimizden farklıyız.

Her dönemde olduğu gibi kuşak çatışması asıl çözülmesi gereken meselemizdir. Anne baba zamanın getirdiklerine, teknolojiye ayak uyduramaz. Uydursa bile kendi işlerinden çocuğuyla doğru iletişimi  ve empatiyi kurmak çoğu zaman zor gelir. Anne  baba çocuğunu, çocuk da anne ve babasını tam olarak anlayamayıp kendi isteklerini yaptırmaya çalıştıkları için problemler de kaçınılmaz olur. Farklı ruh hallerinde yapılan konuşmalar tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Her şey çocuğu tanımak ile başlar. Anne ve baba çocuğunun kişilik tipini, motivasyon stratejisini, temsil sistemini, sevdiği veya sevmediği özelliklerini, uyku sistemini, beslenme alışkanlıklarını bilmeli. Bu özellikler bilinmeden çocukla uyum yakalayıp güzel bir ilişki kurmak, onunla ortak dili konuşabilmek mümkün değildir. Nasıl ki bir yaşam koçu danışanını çok iyi tanıyorsa siz de anne veya baba olarak çocuklarınızın yaşam koçu olup onların tüm özelliklerini bilip, onları iyi dinleyip doğru iletişim kurabilir, etkili ricalarda bulunabilirsiniz.